20200203

Rah-Ka: Haris bir simyacı olma

...
Yalnız ile yalnız olan ve zamanın nabzını tutan Taruh, süvarilere konuştu: "Zittavl aşkına! O, varlık alemlerini yarattı. Şahit yoktu, emsal yoktu, ortak yoktu. Bir'den uzaklaşarak çoğalan varlıkların çokluğu, onların yokluğu oldu. Her varlığın Bir'e en yakın hali doğum anıdır. Fıtratı korumak, yaratılıştan gelen Bir'e yakınlığı muhafaza etmek; süvarilik! Varlıkların çokluğu, onların yokluğudur. Süvari olmak kainatın hulasası, özeti olmaktır. Sentorizm teferruattır, süvari olmak öz. Cehennemde ruhlar üşür. Bütün günahların başlangıcı, temeli Zittavl'i unutmak, O'nun yerine kalbte başka sevgiler beslemektir. Diğer günahlar yoldur, O'nu unutmak tüm günahların birleştiği kapkara bir nisyandır. Şu çiçekleri daha ne kadar güzelleştirebiliriz ki. Onlar zaten en güzel. Fıtrat en güzeldir. Ona bir şeyler daha katmaya hacet yok. Fıtrat varlığın en yalın, en saf ve doğal halidir. Fıtratına ekleme yapanlar yokluğa doğru adımlarlar. Fıtrat bir süreçtir. Zamanı geldikçe olması gerekenler olur. Arının bal yapması gibi. Şu laleler, güller için su, toprak ve güneş dışında bir şeye gerek yok. Kırık buçuk hayalleri sonsuzluk zannedenler gibi olmayın, ilk kutsiyeti koruyun çünkü onu unutursanız son nefesinizde ona tekrar kavuştuğunuzda tanıyamazsınız. Metamorfoz mu tecelli mi bizim olmalı? Kan, et ve kemik; biz sadece bunlardan mı ibaretiz? Bize bunu sorgulatan nedir? Yelelerin saçlara dönüşmesinin bedeli nedir? Ruh! Göller, ırmaklar, denizler, berrak sular yetmedi onlara, illa parlayan bir ayna ve başkalaşım yetti. Varlıkların çokluğu, onların yokluğudur. Çokluk üstüne çokluk, yokluk üstüne yokluktur. Karanlık, karanlık içinde saklanır. Karanlığın karanlık olduğunu ancak yıldızlar ortaya çıkarır. Her biriniz yıldızsınız, öyle doğdunuz, öyle kalın. Bunca define beklerken keşfedilmeyi, haris bir simyacı olmayın. Çokluk sizi oyalamasın. Dünyada varlığımızın kökleri ırk, renk ve semboller değil fıtratımızdır. Ey süvari! Yeni hiçbir şey yapma. Zaten sen en yeni, hep yenisin. Bu halinle yaşa ve onu koru. Derdin bu olmalı. Bineğinle yekvücut olma. Sentorlaşarak zombiler gibi yaşama. Sentorlar nefslerinin istediğini emreden, istemediklerini istemeyen, bazen kızan, bazen köpüren, bazen gülen, kahkaha atan, pişman olabilen tanrılar icat ettiler. O tanrılar sentorların tanrılarıydı. Sadece onların. Çünkü o tanrıları sentorlar doğurdular ve bu nedenle sentorlar neyi isterse, tanrıları da onu ister. Ben bedenimden vazgeçtim, onlar ise nallarındaki bir çividen bile vazgeçemezler. Zittavl bize ne vaat ediyor, tul-i emel bize ne vaat eder? Sentorlar örttü, hakkın yeryüzündeki yüzünü. Bu nedenle cennete girseler de göremezler, işitemezler, kokusunu alamazlar ve hissedemezler. Maddi alem şarap gibidir, çirkinleri güzelleştiren. Bekledikçe mahzende değerlenir. Bu nedenle kalmamalı zihinlerde bu dünya. Yoksa onun müptelaları ayırt edemezler, güzel ne çirkin ne? Bineğin senin hem dostundur, hem de düşmanın. Bir yönüyle seni Zittavl'e ulaştırır, başka bir yönü yolundan alıkoyar. Biraz ondan biraz bundan kabul etmez hakiki aşk. Ya süvari olarak kalırsın ya da sentor olursun. Bunun bir ortası yok. Fıtrat nedir? Bir annenin yuvayı inşası kadar, yavrusu için telaşı, yaratılış kadar temiz. Kudsiyet azlıktadır, varlık azlıktadır. Mütevazi olun. Çünkü topraktan çıkan her şeye muhtaçsınız. Mücahede et ki, müşahede edesin. Zombi yurdudur Gayya. Ne yaşarlar orada, ne ölürler. Şuurların yok olduğu yerdir, öznesiz azaplarda."
...

| Rah-Ka'dan bir pasaj.

0 yorum:

Yorum Gönderme