Rah-Ka: Sen gidince diğerleri durmaz

...
Göründü doru at afakta, güneşi ikiye ayırmıştı. Derin doğadaki süvarileri arıyordu. Taruh'un yanına geldi sonunda. Onu dinliyordu şimdi: "Birkaç gün dünya, sonsuza dek ukba! Her ateş suyu kaynama noktasına getirebilir ancak suyu yanma noktasına getirebilen ateş sadece aşk ateşidir. Kaderlerin üçe ayrılacağı, kederlerin hiçe sayılacağı zamanı düşün. Dünya sana herkesin bilebileceği şeyler söyler. Sen herkesin bilemeyeceği sırlar ara. Zittavl için terk ettiğin her şey senindir, çünkü her şey O'nundur. Hicret bir tercihtir Rah-Ka. Belki Zittavl'e ulaşamayabilirsin ancak O'nun sana verdiklerinden başlayarak O'na doğru kutsal bir yolculuğa çıkabilirsin. Her şey tek ve benzersiz bir öznenin parçasıdır. Sen o öznesin, lakin o özne sen değil. Sentorlar, ruhlarını bedenlerine defnettiler. Şu sentorizme bak; boynuz kulağı geçti, hem de daha kavi ve yeni, ancak asla kendinden önce var olan kulağın işittiklerini işitemez. İçimdedir her sentorlaşan süvari. Benden ayrı değil, acılarımdır, yaralarımdır hepsi ve benim, iç kanamalarımdır; benden ayrılan eksik yanımdır. Evet! Ben gülünç bir süvariyim. Ruhundan vazgeçmiş olanlara malından, şöhretinden, altın nalından vazgeçmeyi öneriyorum. Bu tam da bir komedi. Umutsuz vakayım... Rah-Ka, artık sen diğer taşlar gibi bir taştan at değil, bir şahsın; ruhusun oyunun. Sen gidince diğerleri durmaz."
...

| Rah-Ka'dan bir pasaj.
Paylaş:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme