Kapının arkasındakiler...

Manhalis, arkadaşlarını kafeteryada bırakarak Radruum'u aramaya başladı. Yeniden canlandırılan arkaik insan Yoo Khann nedeniyle olsa gerek Vertigo° kalabalık görünüyordu. İnsanlar nostaljik zamanların bilinmeyen yönlerini data şeklinde değil de hissederek keşfetmek istiyor olmalıydı. Bu eski, hatta hurda uydudaki yoğunluğun başka bir açıklaması yoktu çünkü.

Vertigo°'nun en ücra köşesine vardığını, çıkmaz koridorun sonunu görünce anlayan Manhalis geri döneceği sırada ilginç bir kapı gördü. Mekanda bir anomali gibi görünüyordu. "Madem uzayın bilinen en sıra dışı yerinde misafirsin, bu kapının arkasındakileri de görmeden ayrılmak olmaz" dedi kendince. Kapının açılması için herhangi bir yardımcı yoktu. Bekledi, sonunda elini sürdüğünde yavaşça açıldı; uzunca bir uykudan uyanan gözler gibi. Burası bir atölyeydi. Mitolojik kitaplardan bir alıntı kadar eskiye benziyordu. İçeride ihtiyar bir adam çalışıyordu. "Hoş geldin!" dedi. Bir kaç adım attı, yaklaştı ihtiyara. Müzelik gözlüklerinin üstünden baktı Manhalis'e ve konuşmaya başladı: "Bu küre, yörüngeler çağının başlangıcı kadar eski. Ekipmanları da öyle. Bazı mühendislik sorunlarını gidermek için bilgi yetmiyor. Tecrübe gerek. Peki sen, neden buradasın?" Manhalis "Sanırım yolumu kaybettim, rahatsız ettiğim için affedersiniz" dedi ve çıkmak üzere kapıya yöneldi. İhtiyar "Hiç kimse yolunu kaybetmez. Çünkü hep kendi içindedir yolculuğu. Gerçekler de, hayaller de, rüyalar da sadece aynı beynin içinde gerçekleşiyorsa, gerçekler halinde dışarıya çıkamıyorsa ve dışarıya çıkmak ancak ölümle gerçekleşiyorsa... Ölmeden evvel ölmeyi deneyimlemek istemez miydin?"
...

| Vertigo°'dan bir pasaj.
Paylaş:

Café Imanecho

Asteroid kuşağı ile talihsiz bir temastan hasarla kurtulan kozmik nakliye gemisi, zorunlu ikmal ihtiyacı için Vertigo°’ya yanaştı. Uzayın belki de en eski metal gezgini olan Vertigo°, uzaklardan gelen altı mürettebatlı misafirini ağırlayacaktı. Bu küre kasabanın tasarımını ilk görenler, neden yenilenmediğini sorar ve: "Bu yorgun uydunun bir nostalji tutkusunun eseri olduğunu" öğrenirlerdi. Uydu kasabanın en önemli özelliği de zaten buydu; eski olmak. Ziyaretçilerin çoğu ise içindeki Imanecho'yu merak ediyordu; galaksinin en otantik ve en ünlü kozmik kafeteryasını.

Radruum kapının üstündeki tabelayı görünce: “Ben bir yankıyım mı?! Nasıl bir isimdir bu böyle? Yankı olma, ses ol!” dedi kendi kendine. Manhalis ise belli belirsiz gülümseyerek: “Kimin sesinin yankısı olduğuna bakar o!” dedi. Nakliye gemisinin mürettebatı içeriye girdiğinde, dünyalı modernitenin batan devasa gemi için yaktığı ağıt “My heart will go on” yankılanıyordu kafeteryada. Yer minderlerine oturdular, antik sofra donatıldı. Radruum: "Burada bir bilardo oyununun olmasını beklerdim" deyince, Hueha: "Sayende asteroidlerle yeterince oynamadık mı?" dedi. Bu sözlerden hoşlanmayan Radruum hızla sofradan kalktı ve mekanı terk etti. Sofrada beş kişi kaldılar. Kuhmanend: "Bırakın gitsin, biraz yalnız kalmaya ihtiyacı var" dedi ve devam etti: "Gemimiz onarılıncaya dek bu enteresan uyduda kalacağız. Ve bir sürpriz! Bedeni dondurulmuş ve kısa süre evvel kardiyak stimülanlarla yeniden hayata döndürülen, dünya doğumlu eski bir insan geçenlerde bu kozmik kasabada canlandırılmış. Bu kimse galakside yeniden canlandırılanların bilinen en eskisi. Mediko-profesyoneller izin verirse görebiliriz ve hatta konuşabiliriz onunla."
...

| Vertigo°'dan bir pasaj.
Paylaş: