20200408

Delis Fomesticus

Vertigo°'nun aile yerleşim ünitelerindeki kozmik dairelerin birinde, annesi küçük kızı Barika için uykudan önce masal anlatıyordu. “Sabret, uzayda her an farklı şeyler olur” diyerek söze başladı:

Bir varmış, diğerleri yokmuş... Eba Hir'in kedilerinden bir kediymiş sanki Delis Fomesticus. Mimikleri olan ve rüya görebilen bir kedi; felis domesticusun çılgın haliymiş. Onda akıl varmış, ama fikir yokmuş. Büyük kedilere özenirmiş. Pisikoloji, pistkoloji, miavera ve miavoloji gibi bilgilere sahipmiş. Atina okullarından kaçmış ve bir süre Vas Legas'ta takılmış olsa da aradığı gibi bir sahiple karşılaşmamış, sonunda on dördüncü yaş günündeyken kendini bir tekke kedisi olarak buluvermiş. Başka yerlerde tutunamayanlarla bu kapıda buluşmuş. Genellikle sokak kedileri ve sonra ev kedisi, sosyete kedisi, meczup kedi, uzaylı kedi ve diğerleri; insanın cenneti ya da cehennemi olabilen bütün kediler...  Bahçeye giren misafirlere “Ellerini yıkayayım mı? Patilerimi günde bir çok kez yıkıyorum. Seninkini de yıkasam n'olur?” dermiş; tabi hiç kimse anlamazmış lisanını. Biri müstesna! Tekkenin işleriyle ilgilenen bir genç varmış. Çok farklı biri olduğundan ona İnanılmaz Genç diyorlarmış. Tekkedeki kediler için tasarladığı barınakta onların her ihtiyaçlarını karşılıyormuş. Delis bir gün ayağını incitmiş. İnanılmaz Genç hemen onun yanına gelmiş ve dilinden aldığı tükürüğü sürerek ayağındaki yarayı sarmış. Neden ona inanılmaz dediklerini bir kaç saate ayağındaki acı dindiğinde anlamış. Yine bir gün İnanılmaz Genç, bahçede çalışırken gözlüğünü duvarın üzerinde unutmuş ve Delis, meraklı bakışlarıyla onun gözlüğünden bakınca dünyası değişmiş. Artık Delis'in de fikri varmış. Diğer kedilere onların hiç anlayamayacağı şeyler söylemeye başlamış: “Asırlarca evvel bir taş veya mineral halindeydik. Cansız ve inorganik maddelerdik. Sonra mercan kayalıkları olduk. Sonra da bitki. Şimdi ise  kediler halinde görünüyoruz. Daha ilerisini istemez miydiniz? Mesela bir insan olmak! Bilimsel mışlar ve mişler'den sonra gerçeği de yaşamaya ne dersiniz?” Bu sırada hiç bir kedi onu anlamıyormuş ve kendi hallerinde bakınıp duruyorlarmış. O yine de devam etmiş: “Gök gürültüsü karnınızdaki gürültüden farklıdır. Önceden aslan olmaya özenirdim, şimdiyse şu çalışkan genç gibi olmak istiyorum. Artık büyük kedinin olmadığını ya da olsa da aslında olmadığını anladım ama siz beni hiç anlamıyorsunuz değil mi? Büyük bir metamorfoz geçiriyorum ben, ya da evrim; her neyse adı.” O günün akşamında Delis hastalanarak ölmüş ve İnanılmaz Genç onu bahçenin kıyısında ıssız ve yemyeşil bir yere gömmüş. Aylar sonra yağmurların habercisi olan şiddetli rüzgarların estiği bir günde, kedinin mezarından bebek ağlaması sesleri gelmiş. Genç, koşarak gittiğinde kedinin gömülü olduğu toprağın içinde yeni doğmuş, sağlıklı bir bebeğin olduğunu görmüş. Sonra...”

Kızının uyuduğunu gören anne gülümsedi ve onu pembe rüyalarla baş başa bıraktı.
...

| Vertigo°'dan bir pasaj.

0 yorum:

Yorum Gönderme