Everest


Gece, telefonun sesine uyandı Zeyd. Saate baktı; 1:01. Talha'dan bir mesaj gelmişti: "Zeyd, Profesör hava limanına indi; Everest şimdi şehrimizde."

Böyle bir haber beklemiyordu. Profesör en azından bir ay daha Avrupa'da bulunacaktı. Büyük heyecan duydu. Bu sırada açık pencereden odaya davul sesleri giriyordu. Sanki beyninin içinde çalınıyormuş gibi güçlüydü. "Ah, Raci! Ramazan ayında da değiliz ki!" dedi ve birden doğruldu.  Elektrikler yoktu. Karanlıkta toparlanıp, hemen çıkmalıydı. Büyük babasından miras kalan mütevazı evinin merdivenlerinden hızla indi. Sokağa çıktığında ay ışığının geceyi gündüze çevirmiş olduğunu gördü, davul sesleri de dinmişti. Olmadık zamanlarda davuluyla gezinen, mahallenin sevgili meczubu da ortalıkta yoktu. Aracına ulaşmak için köşeyi döndü ama araç yerinde değildi; aslında park halinde veya yürüyen hiç bir araç yoktu. Şaşkınlık içinde bakınırken, bomboş caddenin boğaza bakan ucundan kendisine doğru bir gölgenin yaklaştığını gördü. Dikkatle bakınca gölgenin Raci'ye ait olduğunu anladı. Zeyd de ona doğru yürümeye ve bir yandan da konuşmaya başladı: "Arabamı gördün mü dostum, buralardaydı?" Meczup cevap vermedi. Yakınlaşınca, daha önce onda görülmesi mümkün olmayan bir kılık kıyafet içinde olduğunu fark etti: "Raci, sen ne kadar değişmişsin? Senin hiç böyle güzel giyindiğini, saçlarını tarayıp briyantin kullandığını görmemiştim." Raci biraz durakladıktan sonra: "Zeyd! Ben aslında hep böyleyim. Görmek için ölmek gerek." Zeyd, dostunun ne dediğini anlamadı. Şiddetle ağrıyan başını tutarak: "Tamam, peki arabamı gördün mü? Hani yeşil renkli tosbağa vardı ya! Seninle birçok kez turlamıştık, ha?" Meczup arkasına bakındı, sonra tekrar dönerek "Hala anlamadın mı dostum? Bu dünyada arabaya gerek yok!" Zeyd yine bir şey anlamadı. Raci'yle konuşmaya çalışırken, denizin üzerindeki ufuk çizgisinde, orada olmaması gereken devasa dağı gördü. Meczubun yanından denize doğru yürüdü. Bu daha önce Çin'de gördüğü Everest Dağıydı. Ağzından zorlukla iki kelime döküldü: "Everest... İstanbul'da... !?"
...

| Everest'ten bir pasaj.
Paylaş:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme