Karıncalar kadar...


Arkeoloji ve antika eserler ile ilgili çalışmaları olan kardeşim Salih R., yöneticisi olduğu sayfalardan biri için benden - kısa süre içinde - karikatürize bir illüstrasyon istedi. Projeyle ilgili mevzuyu ve hatta çizilecek figürleri beyan edince, bana sadece çizmek kalmıştı.

Çocukluğumdan beri yazı ve resim konularında zorlandığımı anımsamıyorum. Henüz ilkokula başlamadan evvel elime bir kalem geçtiğinde, kağıt bulamazsam gazete kenarlarındaki şerit boşluklara minyatür şehirler çizerdim. Evler, okullar, ağaçlar, kuşlar, camiler... en ince ayrıntılarına kadar özen gösterdiğimi gören Annem, şaşırarak: "Karıncalar kadar küçük bunlar" derdi. Benim için, bu resimlerin içinde Japon dioramaları gibi bir dünya saklıydı. İlkokul öğretmenim de beni fark etmiş olacak ki, sınıf arkadaşım Can ile beraber resim koluna seçmişti. Hayal edebiliyorsanız, dünyanızı imar etmeniz zor değildir.

Aslında, resim çizebilmek için öncelikle iyi bir gözlemci ve görsel hafızaya sahip olmak gerekir. HD görüntü ile UHD görüntüyü ayırt edemiyorsanız, tasarım konusunda zorlanabilirsiniz. Lakin çizim konusunda yetenekli olduğunuzu düşünüyorsanız, benim gibi yapmamalısınız. Ben yeteneğimin farkındaydım ancak geliştirmek için çaba göstermedim. Dehanın yüzde doksan dokuzu çalışmaktır, derler. Çalışmadan yetenekli olmanızın hiç bir anlamı yok.
Paylaş:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme