Rah-Ka: Oysa, biz sizin içinizdeyiz


"Bineğin ancak dört mevsim yaşayabilir, ya sen?"

Beyaz İnci'nin de sentorlaştırılacağını düşündü Rah-Ka. Sentor olmak için ve onu kurtardıktan sonra yeniden birlikte süvari olabileceklerini umut ederek, Taruh'la beraber daha önce Vesvas ve Karaltı ile görüştüğü Elula Dağı'ndaki Anyoye'ye koştu. Engellemek isteyeceğini düşündüğü Taruh'a haber vermedi. "Bir kere onu terk ettim geride. Bir daha bu olmayacak" dedi.

Rah-Ka, ıssız Anyoye'de bir gün kadar gezindi. "Sadece ben istersem sentor olurum, onlar istedi diye değil" diye tekrar edip duruyordu. Sonra biraz daldı. Gece, geldiler. Yıldızlar ve ayın ışığı derin karanlığı iflah etmiyor. Bir çıtırtıya uyandı, irkilerek; gözleri yangın ikili... Fakat bu sefer, Karaltı'nın önceki halinden eser yoktu. Ayağa kalktı ve Vesvas'a dedi ki, "Onu senin yanında daha önce de gördüm. İticiydi. Şimdi neden böyle, n'oldu ona?"

"O değişmedi Rah-Ka, ona bir şey de olmadı; ancak sana olmak üzere. Önceki karşılaşmanızda senden umudu yoktu, şimdi var. Sen bize yaklaşıyorsun. Çünkü, kim neyi isterse ve her nerede olursa olsun ona istediği şey yakınlaştırılır. Siz gibilerin sorunu ne biliyor musun Rah-Ka? Bizim, sizin karşınızda olduğumuzu zannediyorsunuz. Oysa, biz sizin içinizdeyiz. Damarlarınızdaki gezginiz."
...

| Rah-Ka'dan bir pasaj.
Paylaş:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme