20200624

Rah-Ka: İlk Ego

Taruh, biraz da hiddetle konuşmaya başladı:

"İlk ego; hakikatte kendine ait olmayanı kendine atfetmek, dünyayı sahiplenerek kendini onda hapsetmek... Bu bir tohumdu. Vesvas ekti, Aku Ba'nın zihnine. Mağaraya girince, yarasa sürüsü dışarı fırladı. Metamorfozu tamamlayıp da sentorlaştığı anda; beyninde gözyaşı yağmurları, yüzünde ise abuk bir kahkaha ile mağaradan çıktı. Mağara girişinde bulduğu bir kaplumbağa kabuğunun içini boşaltarak, üzerine sığır bağırsaklarından yaptığı telleri gerdi ve bir lir meydana getirdi. İlk sentor, başkalaşımı lir çalarak kutluyordu şimdi. Metamorfozdan sonraki ilk tereddütleri, çaldığı lirin notalarıyla beraber uçup gitti. Artık bir barınak yapmalıydı kendisine. Doğanın içinde kaybolmamalıydı, bir farkı olmalıydı artık. Terliyordu ve teri artık tuzluydu. Aku Ba, açtığı çığır ile kendisinden sonra sentor olacaklar için sonu çıkmaz bir tünel kazdı. Sentorlaşma pandemisini o çıkardı. Bu nedenle her başkalaşımda bir payı olacakır.


Biyolojik tatminler tamamlandığında zekanın ve bilmişliğin tatmini, eğlencesi başlar. Metamorfoz biter, kuleler yükselmeye başlar. Kuleler biter, mutantlar çıkar. Sonu gelmez hiç... Aku Ba, anahtarlar verdi Vesvas’a. Süvarilerin manevi genlerinin şifrelerini. Bu şifrelerle yaklaşır, fıtrattan kaçırır her süvariyi, kıyamete dek Vesvas ve yanındakiler. Ömrü kadar olacak uygarlığı her sentorun. Nefs uygarlıkları ölümle biter, ayrı ayrı. Suya bakınca suyu gör, suda sureti görmek değildir süvarilik. Marifet yansımalardan vazgeçip, asıl olana ulaşmak, saf suyu görebilmektir. Narkissos gibi olma, o ve onun gibiler yansımalara tapınırlar."

...

| Rah-Ka'dan bir pasaj.

0 yorum:

Yorum Gönderme