20201109

Her fiil kendinden kendisine doğru

(...) 

İnsandan zuhur eden her fiil kendinden kendisine doğru olduğundan ubudiyyet de nihayetinde kulun kendisi içindir. İnsanın çevresi de esasen kendisi olduğu için, vermek istediği mesajların gerçek olması evvela mesaja dair kendisine ait bir deneyimin olmasına bağlıdır. Aksi halde kendinden kendisine doğru asılsız bir yaşam teklif edecektir. Bu subjektif ritüelden korunmak için temiz aklın izinde yürüyen doğrularla beraber olmalıdır. 

Fiil ve isimlerin sonu geldiğinde onların sonsuzluğu başlamıştır. Dünyadan sonra artık kendilerini yaşarlar. Kapılar kapanır ve açık sistem kapalı sisteme dönüşür. 

Putlara ya da modern anlamda idollere tapınma da tapınan kişinin kendisine tapınması gibidir. Burada yöneldiği kendisi, egosudur. Sözde özne olan egodan kurtulmak için onu ölüme terk etmesi gerekir. Yoksa kutsal yolculuğunu tamamlayamaz. 

Hayırlı olanı şer ile değiştirmek fiil ve isimler için azabı gerektirir. Azabın sağlayıcısı da fiil ve isimlerin ta kendileridir. 

Rehberlere uymadıkları gibi bir de onları yok etmeye çalışanlar gazaba uğradılar. İç alemini fıtratından uzaklaştıranların fiziki görünüşleri de fıtrattan uzaklaştı; önceki ve sonrakilere bir ders olarak. 

Fiiller ve isimler çoğulluğu yaşadıkları sırada, Özne onların irfan seviyesine yükselebilmeleri için sahte öznelerini öldürmelerini isteyebilir. Bu onlar için en büyük imtihandır. Özne bir putun öldürülmesine hükmetti ise ve bu hüküm de gerçekleştiyse, ölümün arkasından bir diriliş lütfeder; ayetlerini gösterir. 

Fiil ve isimlere verilen her nimet şükrü gerektirir. Yeryüzünde bozgunculuk çıkartanlar aslında kendi içlerinde bozgunculuk çıkarttılar. Günahlar ise etraflarını sararak ebedi ülkelerini oluşturdu.

0 yorum:

Yorum Gönderme