20201107

Özne'nin tam tecelli ettiği Şaheser

(...) 

Dünyevi kaygılarında yaşamak, onların olmayacak şeylerden korkmalarına neden oldu. Tevekkül edebilecekleri muktedir bir özneyi kabul etmediklerinden, kendilerine zarar verme ihtimali olan her şeyden korktular. 

Korkuları onları gerçeğin ışığından uzaklaştırarak zulmün karanlığına attı. Ancak, dışta uzaklaşsalar da hakikat onları içten de sarmıştı. 

Dünyevi kaygılar onları neredeyse biyolojik olarak da kör edecek! Bazen gerçekleri görür de aydınlanırlar. Sonra aniden görmez olurlar ve egoları ile; öznesizlikleri ile başbaşa kalırlar. Aslında onlar öznesiz yaşasalar da hakikatte Özne ile var olabildiklerinden pek çok nimete gark olurlar. Çünkü, Özne sonsuz bir güce sahibidir. 

Öznesiz yaşamak, egonun ülkesinde sonu gelmez azabın nedenidir. İnsan, yalnız yaşamına Özneyi getirerek bu azabı uzaklaştırabilir. 

İnsanoğlu hissedebildiği her şeyi düşünebilmeli ve düşünebildiği her şeyi hissedebilmeli. Ancak bu hal ile biyolojik sınırların ötesine geçerek, kendisinden başka özne olmayan Öznenin yaşamdaki tecellilerini keşfedebilir. 

Özne'nin tam tecelli ettiği Şaheser hakkında şüphe etmek kadar, eserleri öznesizliğe iten başka bir trajedi yoktur. Çünkü eserler için mükemmeliyet, Şaheserin onlarda yansıması ve böylece öznesizlikten kurtulmalarıdır. 

Hiçbir eserde Özne, Şaheserdeki kadar yansımamıştır. O halde eserler öznesizlik girdabına düşmemek için, Şaheserdeki yansımaları kendilerinde kabul etmek zorundadırlar.

0 yorum:

Yorum Gönderme