Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

O ve aynalar

sessizlik kadar sonsuz olan sesiyle " ey rabbim! ...baktığım aynalar sensiz bilmem, neye yarar? " dedi  onun elindeki damarlar bir delta gibi dokunduğu deryaya can verir batıdan doğuya akan nehir ya da doğudan batıya akanlar onun elinden dökülür susamış deryalara  "zehr ile şol aş" yenmez mi gönül aynalarını onaran elden  sanma ki ondandır zehir senden zahir olur sabırlı olmama zehri tevekkül etmeme zehri  birer aynadır insanlar buğulu ya da kırık nadiren, berrak sudan öte  çokluk hırsı kırık aynalarda çoğalır devası, bu deltadan akan kadim sulardır  sonsuza ayna olamıyorsan sonsuza ayna olana ayna ol sonsuzla aynı olanla aynı ol  istemem, ömrümü âlâsıyla değişmek onun gözlerinde yansımaktı en güzeli  Fehmi YILMAZ

Gizli Özne

Hayatımızı kelimelerimiz kurtarır ya da sonlandırır. Kelimelerden cümleler oluştuğu gibi hayatlar da oluşur. O halde yaşamamız cümle kurmak kadar kolay ya da zordur. Bir cümle kurmak ne kadar zor olabilirdi?  Kelime-i tevhid veya kelime-i şirk, cümlelerin ve hayatların ontolojisini inşa eder. İlk insandan bu yana kavganın asıl sebebi tevhide karşı olan şirk kökenli cümleler ve yaşamlardır. Şirk, bir cümleye veya bir yaşama “kendisinden başka özne olmayan Özne” ile beraber başka özneler de katmaktır. Tek ve eşsiz bir Özne yerine, gerçek olmayan birçok sahte özneler yerleştirmektir. Yaşamımızdaki tekil Özne’yi keşfedebilmemiz içinse önce O’nu tanımamız gerekir.  Kendisinden başka özne olmayan Hak, koruyucu ve affedici olduğundan varlıkların özü sevgidir. Ve, kendisinden başka özne olmadığı için övgü yalnız O’na mahsustur. Özne bir, varlıkları oluşturan fiiller ve isimler sonsuzdur. Sonradan var oldukları için varlıklar zorunlu olarak acziyet içindedirler ve Özne’den başka yönelebilecekle

Yansımalar

Sis ardındaki dağdan yankılanan sesleri duyuyorum. Vakıalar doğuyor, vakıalar ölüyor evrenimde. Ve, benden kopan her şey bana geri dönüyor. Gerçek, aşk, bilgi, istikamet ve miras; varlığımdan sızan nehirler benden bana akıyor. Memba da, deniz de ben oluyorum. Ne olduğumu bilmiyorum. İşte, kendisel bir döngü!  Bir şifa diliyorum; yansımalardan felaha ermeyi. Emri yerine getirmeyi değil, hakkı yerine getirmeyi; her şeye hakkını vermeyi.  O ütopya, ne güzel bir diyar. Orada hiçbir şey bilmezsin, hiçbir şey istemezsin, hiçbir şey yapmazsın. Bilmeyi, iradeyi ve fiili kusursuz olana bırakırsın. Cennet seni arar, ondan kaçamazsın.  "Ebediyete kadar öldük, artık bir diriliş ummuyoruz." Sisin içinden gelen bu deryaya dalıyorum. Durup onunla kalsam, dalgalar içinde kendimsiz olsam, diyorum.  Her şeyin yok olarak birleşmesini görmeliyim. Kafamdaki çokluk tozlarından silkinip, onu tertemiz bir ayna yapmalıyım. O vakit bir kalbim olacak. Kainatın dışına çıkmadan da bir kalbim olmazmış.  B